dili geçmiş travmalar
sarının kaynağına akan yıldızlar
imge diye neden gözüme vurur
çocuksu bir ürperiş ağacı kımıldatır
yapraklar üşüşür örtmek için üstüne
ormanın kuytuluğunda soylu bir ermiş
ipliğim nerde ipliğim nerde ağlıyormuş
avcıysam kime ne, kuş yuvasındaysa elim
sıkıntıyla patlamış kuşum uçtum uçacağım
dalından düşen zeytin olsam zor bulunan
sokar dilini neden inatla gözlerine köryılan
biliyorum sen ey ormanıma izinsiz dalan
topla çalı çırpını var git tütsülü kız evine
niçin öğüt vermez dil, öğütülmez arpa niye
aşk halatı atılmış bir ağaca kim bağlanmaz
gelgeç sokaktan geçmez günah yüklü kervan
hangi tül perdeden bakar dili geçmiş travman
ölüm sana dair söylenecek ne kaldı heybemden
adım kalsın yeter neyim varsa al götür sırtımdan
ömer akşahan

