« Önceki | Sonraki »

1/11/2006

Gel de Vurulma Bu Fotoğrafa!

Foto: Nadya K

1/11/2006

Karar; aklın durması halidir.

"Acele karar vermeyin.
Hayatın küçük bir dilimine bakıp
tamamı hakkında karar vermekten kaçının.
Karar; aklın durması halidir.
Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi,
dolayısı ile gelişmeyi durdurur.
Buna rağmen akıl,
insanı daima karara zorlar.
Çünkü gelişme halinde olmak
tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.
Oysa gezi asla sona ermez.
Bir yol biterken yenisi başlar.
Bir kapı kapanırken, başkası açılır.
Bir hedefe ulaşırsınız ve
daha yüksek bir hedefin hemen
oracıkta olduğunu görürsünüz."

 

Lao Tzu

1/11/2006

Ve Muazzez İlmiye Çığ Beraat Etti!

 

Muazzez İlmiye ÇIĞ

 

BASIN DUYURUSU
 
Muazzez İlmiye ÇIĞ, 93 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti 
yurttaşıdır. Babasının ilimle uğraşması dileğiyle koyduğu 
“İlmiye” adına layık bir bilim kadını olarak,  
ömrünü araştırmaya, bilgilerini paylaşmaya,  
düşüncelerini ve inançlarını yaygınlaştırmaya harcamıştır.
 
Değerli bilim kadınımız İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde, 
tam 100 yıl boyunca incelenmek için uzman bekleyen 
Sümer, Akad, Hitit dillerinde yazılmış 74 bin çiviyazılı  
belgeyi,33 yıl boyunca inceleyip çözerek, bilim dünyasına 
kazandıran Türkiye'nin ilk iki Sümeroloğundan birisidir. 
O, demokratik,laik Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu 
her şeyin üzerinde gördü. Ülkemizin birliği, bütünlüğü 
ve yükselmesi için çırpındı. Hem bilimle uğraştı hem de 
gördüğü yanlışlıklara karşı önlem alınması için ilgili kişilere 
yılmadan mektuplar yazdı. 35 yıl boyunca yazdığı bu mektuplar
"Vatandaşlık Tepkilerim" adı ile kitaplaştı. 
Ne yazık ki ülkemizin bağnaz, bilime, kadına, gelişime kapalı 
bazı zihinleri şimdi de Muazzez İlmiye Çığ’a, dolayısıyla tarihe,
bilimsel araştırmaya, düşünen kadınlara  yani laik, demokratik, 
Atatürkçü Türkiye Cumhuriyetinin değerlerine karşı dava açtılar. 
Muazzez İlmiye Çığ,1 Kasım 2006 tarihinde mahkemeye 
çıkarılacak.
 
Biz Egeli Kadın Yazarlar Platformu olarak düşüncenin, 
bilimsel araştırmaların, vatandaşlık tepkilerinin 
suç sayılmasına karşı duruyor; Sayın Muazzez İlmiye Çığ’ın 
yanında olacağımızı ve açtığı yolda 
devam edeceğimizi bildiriyoruz.
 
Nevzat Süer Sezgin, Gülseren Engin, Sultan Su Esen
Hülya Soyşekerci, Handan Gökçek, Bilsen Başaran
Seviye Merih, Sevgi Koşaner, Hacer Kılcıoğlu
Hüsnan Şeker, Ferda İzbudak Akıncı
İnci Gürbüzatik, Zübeyde Seven Turan

31/10/2006

dili geçmiş travmalar

sarının kaynağına akan yıldızlar

imge diye neden gözüme vurur

 

çocuksu bir ürperiş ağacı kımıldatır

yapraklar üşüşür örtmek için üstüne

 

ormanın kuytuluğunda soylu bir ermiş

ipliğim nerde ipliğim nerde ağlıyormuş

 

avcıysam kime ne, kuş yuvasındaysa elim

sıkıntıyla patlamış kuşum uçtum uçacağım

 

dalından düşen zeytin olsam zor bulunan

sokar dilini neden inatla gözlerine köryılan

 

biliyorum sen ey ormanıma izinsiz dalan

topla çalı çırpını var git tütsülü kız evine

 

niçin öğüt vermez dil, öğütülmez arpa niye

aşk halatı atılmış bir ağaca kim bağlanmaz

 

gelgeç sokaktan geçmez günah yüklü kervan

hangi tül perdeden bakar dili geçmiş travman

 

ölüm sana dair söylenecek ne kaldı heybemden

adım kalsın yeter neyim varsa al götür sırtımdan

 

ömer akşahan

31/10/2006

gece yılkıları

beş nal da çaksam mazgallarından

düşmeyecek o beyaz tüle bürünmüş yel

 

yorgun askeriyim gecenin çıkınsız

yeni talimhane yaftası boynumda gezerim

 

sırıtacak ne bulduysam Goethe ormanından

yarım asrı aştım görünse bari akıl şeceremden

 

yok değilse gidilecek bir yol senden gayri

çiz rotanı mahzeninde kaçak yolcuyum şimdi

 

yılkı atlarını salarım gecenin bilinmez çayırlarına

sabahı dar eden tan vakti / söker yüreğimden o narı

 

ömer akşahan

31.10.2006/Konya